Değerli metal ve güvenli liman terimlerinin kullanılmaya başlandığı ilk zamanlardan bu yana akla ilk olarak her zaman altın geldi ve gümüş ikinci sıradaydı. Altının geçtiğimiz ay içerisinde 1.900 dolar seviyelerinde zorlanması sonrasında gümüşün bu dönemde daha pozitif ayrıştığı görülüyor. Mayıs başından beri ons altın %2.4 düşüş gösterirken ons gümüşte bu oran %0.6 da kaldı. Bu da gümüşün altından ayrılarak kendi yolunu çizme konusunda bir adım atabileceğine dair işaret veriyor.
Aslında gümüşün altına göre avantajı, ucuz ve arz miktarının yüksek olması. İletkenliği en yüksek olan madde altın, ancak hem kullanım alanlarının çeşitliliği hem de arzının daha az olması sebebiyle altın endüstriyel kullanımda tercih edilmiyor. Dünya Altın Konseyi’nin Uluslararası Para Fonu’na (IMF) dayandırdığı istatistiklere göre dünyada toplam yaklaşık 6.2 milyon ons altın bulunuyor. Buna karşılık olarak yaklaşık 52 milyar ons gümüş var. Bu da gümüşün arzının altının arzından 9 bin kat daha fazla olduğunu gösterir. Hem fiyatın ucuz olması hem çok daha fazla arzının olması, yani ulaşımının kolay olması ve endüstriyel kullanımda altının tüm rolünü oynayabilmesi sebebiyle gümüşe talep artmaya devam ediyor.
Ayrıca, ABD Başkanı Biden’ın Yeşil Yeni Anlaşması gümüşe hiç olmadığı kadar endüstriyel bir önem getiriyor. Biden 2050’ye kadar net sıfır emisyon hedefliyor ve Yeşil Yeni Anlaşma için 1,7 trilyon dolarlık federal harcamayla birlikte özel sektörden ve yerel yatırım fonlarından ek 5 trilyon dolarlık bir kaynak yaratmayı hedefliyor.
Bu senaryoda gümüş, ev ve binalara ışık ve güç sağlayacak güneş panellerinden oluşan yeşil ekonomiye imkan sunacak ve elektrikli araçlarımızın akülerinde yer alacak “gerçek altın.” Ancak bu senaryoda asıl önemli olan, gümüşün bugün altın karşısında hangi seviyede işlem gördüğü. Bu da iki metal arasındaki fiyat oranına (altın/gümüş rasyosu) dayalı ve gümüşün bağımsız değerini gösteriyor—oran ne kadar düşükse, gümüş için o kadar iyi.
Gümüş, geçtiğimiz üç haftada yaşanan düşüşte ons başına 26.90 dolarlık kilit destek seviyesinin üzerinde kalmayı başardı. Bunun aksine altın ise, spekülatörlerin FED’in bu haftaki politika toplantısında ABD ekonomisini desteklemek için gerçekleştirdiği varlık alımlarını azaltmaya yönelik bir tür zaman çizelgesi sunabileceğine yönelik beklentinin ağırlık kazanmasıyla birlikte sarı metali açığa satması sonucunda dün ons başına 1.850 doların altında bir aylık düşük seviyeleri gördü. Ons gümüş ise daha güçlü durmaya devam ediyor.
Gümüş fiyatına teknik olarak bakarsak, son 1 aydır 27.50 – 28.60 arasındaki 1 dolarlık dar bantta yatay bir görüntü var. Ancak hem orta hem uzun vadeli yükseliş trendinin üzerinde olması hem de yaşanan geri çekilmelerin 27.50 dolarlık destek seviyesinin üzerinde karşılanması önemli. Gümüşte orta vade trend destekleri ise 50 günlük ortalama 27.01 ve 100 günlük ortalama 26.65 seviyelerinde bulunuyor. 28.22 ise ilk direnç konumunda. Bu seviyenin üzeri günlük kapanış, yeni bir boğa rallisini tetikleyebilir. Bu da kısa vadede fiyatın 30 dolar seviyesini test etmesini sağlayacaktır. Yıl içerisinde ise 34 ve 37 dolarlık seviyelerin görülme ihtimali çok yüksek.
Leave a Reply